Ülke çapında bolca konuşulan sosyal konut hamlesinin bir ayağı olarak, “Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında İstanbul’a 100 bin adet konut ayrıldığı açıklandı.
Bu hamle, kentte artan barınma baskısı ve kiralık konut piyasasında görülen yüksek fiyat artışlarına karşı ciddi bir aşama olarak değerlendiriliyor. Projeye göre İstanbul’da yapılacak bu 100 bin konutun yanı sıra, 15 bin kiralık sosyal konut modelinin de devreye alınacağı belirtildi. Konut satışları düşük peşinat ve uzun vadeli ödeme seçenekleriyle planlanırken, kiralık konutların piyasa rayiçlerinin altında kiraya verileceği ifade edildi.
Yetkililer, sosyal konut projesinin özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların konut sahibi olma süreçlerini kolaylaştırmayı amaçladığını vurguluyor. Proje ile birlikte hem kira yükünün azaltılması hem de kiralık konutlarda daha ulaşılabilir fiyatların sağlanması hedefleniyor. Bu kapsamda, kentsel dönüşüm alanları ve yeni imar bölgeleri de planlamaya dahil edilerek, hem şehir merkezinde hem de çevre ilçelerde konut arzının dengeli bir şekilde dağıtılması amaçlanıyor.
Ancak uzmanlar, bu planın kentteki “barınma sorunu” ve “yüksek fiyatlama” göstergelerini ne ölçüde hafifleteceği konusunda temkinli. Konut arzının önemli oranda artmasının fiyatlar üzerindeki baskıyı hafifletme potansiyeli bulunduğu belirtilse de, İstanbul gibi yoğun nüfus, yüksek talep ve sınırlı arsa koşullarına sahip bir şehirde, arz artışının tek başına fiyatları stabilize etmekte yeterli olmayabileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlar ayrıca, projenin başarılı olabilmesi için altyapı yatırımları, ulaşım planlaması ve sosyal donatılar gibi unsurların da eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Sosyal konut projelerinin sadece sayıdan ibaret olmaması, yaşanabilir, güvenli ve erişilebilir yaşam alanları sunması gerektiği vurgulanıyor.
Öte yandan, proje kapsamında yapılacak konutların yapım süreci, maliyetleri ve hangi bölgelerde öncelikli olarak inşa edileceği de vatandaşlar tarafından merakla takip ediliyor. Belediye ve TOKİ yetkilileri, şeffaf bir planlama süreci yürüterek hak sahiplerinin adil bir şekilde belirlenmesini ve sürecin denetlenmesini sağlayacaklarını duyurdu.
Kısacası, İstanbul’da 100 bin sosyal konutluk bu hamle, şehirdeki konut sorununu çözmeye yönelik önemli bir adım olarak görülürken, etkinliği; planlama, altyapı, talep yönetimi ve ekonomik koşullara bağlı olarak şekillenecek. Uzmanlar, uzun vadeli etkilerin ve fiyat dengelerinin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade ediyor.











